Yayınlar

Pembe Dizi Tadında Bir Yarış: 1984 Dallas GP'si

Resim
Sezonun ilk yarışı, Bahreyn Grand Prix’si yaklaştıkça, F1’in ateşi yükselmeye başladı… Bugün sizleri F1’in en ateşli ve tartışmalı GP’lerinden birine götürmek istedim ben de. F1 eski zamanlarda bugün olduğundan çok daha kırıcı bir spordu. Bu kırıcılık genelde düşük güvenlik seviyesi sebebiyle pilotlar ve seyirciler, düşük araç standartları ve gevşek FIA regülasyonları sebebi ile araçlar için geçerliydi. Formula 1’in 70 yıllık tarihi boyunca, pistlerin bu kırıcılıktan nasibini aldığı çok az görülmüştür. Pek tabii kazalar sebebi ile bariyerler birçok kez yenilenmek zorunda kalınmıştır ve yere basma gücü artan son 10 senede Monako ve Azerbaycan gibi sokak pistlerinde rögar kapakları çoğu kez kaynaklanmıştır; ancak herhangi bir faktörden ötürü asfaltın zarar görmesi çok nadir görülen bir olaydır. 1984’ün Haziran ayında Dallas’taki koşullar, F1’in tüm bu unsurları için kırıcı olacak bir zemin hazırlamıştır.  Bildiğiniz üzere 2020 senesinde pandemi sebebi ile birçok yarış iptal edilmiş ve bu

Formula1'in Gidişatını Değiştiren Araç: Opel Vectra

Resim
Takımların araç lansmanlarının bitmesi ve kış testlerinin başlaması ile 2021 sezonu resmen başlamış oldu. Son günlerde F1 dünyasında başka bir lansman daha gerçekleşti: Aston Martin Vantage V8 Safety Car. Mercedes AMG’leri de oldum olası çok seviyor olsam da bence Aston Martin çıtayı görüntü olarak biraz daha yukarı taşımış.  Dünyadaki farklı serilerde safety car kaynaklı birçok karmaşanın yaşandığına şahit olduk. 1986 yılında NASCAR’da yarıştan hemen önce güvenlik aracının çalınmışlığı bile var😊 Benim gibi 1990’ların ortalarından itibaren yarışları izlemeye başlayan hemen herkes, Mercedes AMG’leri F1’de güvenlik ve medikal araç olarak pistlerde görmüşlerdir.  1996 yılında Mercedes ile yapılan anlaşmadan sonra F1 özelinde, güvenlik aracı kaynaklı bir sorun olmadığını da rahatlıkla görebiliyoruz.  Güvenlik araçları kaynaklı bir sorun olmasa da güvenlik aracının arkasında bu süreçte birçok kaza yaşandı. Bunların en popüleri Juan-Pablo Montoya ile Michael Schumacher arasında …. Monaco GP

Kırılmaz Taş Bebek: Lella Lombardi

Resim
Geçtiğimiz sene, ABD’de yaşanan üzücü olaylar sonrasında, Lewis Hamilton önderliğinde Formula 1 yönetimi ırkçılığa ve ayrımcılığa karşı bir tavır alarak “We race as one” sloganını benimsemiş, tüm pistlerde ve araçlarda logolar ile bu savını desteklemişti. Formula 1 oldukça erkek egemen bir spor olmasına rağmen bildiğim kadarı ile bugüne kadar çok ses getiren bir ırkçılık hadisesi yaşanmadı. Son zamanda Claire Williams ve Monisha Kaltenborn‘nun takım patronları olması ile eskiye nazaran daha çok kadın görmemize rağmen, tarihten günümüze 769 erkek pilotun yanında sadece 5 kadın pilot F1 sahnesinde yarış pilotu olarak sahne alabildi. En sonuncusu 1976’da olmak üzere, 45 seneden bu yana hiçbir kadın pilot F1’de start alamamıştır.  Micheal Schumacher’den, Mario Andretti’ye birçok kişi bu duruma yönelik açıklamalarda bulundular. Herkesin farklı bir teorisi var ancak tüm bu teorilerin anti tezi de rahatlıkla üretilebilir. Konu hassas ve derin bir mevzu, şahsi fikrim Formula1’deki kadın pilot

F1'de Sponsorlar Aşkı Nasıl Öldürdü?

Resim
İlk bakıldığında 1985 İtalya GP’si 1980’lerin ortasında düzenlenen Prost, Senna ve Mansell’ın mücadele ettiği sıradan bir yarış gibi gözüküyor. Ancak bu yarış, endüstriyel F1’in sporun köklü geleneklerinden birinin sonunu getiren yarış olarak görülüyor.  Hikayemiz, Yunan mitolojisinde Olimpos tanrısı olan Apollon ile başlıyor. Apollon mitolojide sanatın tanrısı olarak bilinmektedir ve iyi ok atabilmesinden dolayı, bir başka okçu olan aşk tanrısı Eros ile hep bir rekabet halindedir. Apollon, Eros’un oklarının bir hurafeden ibaret olduğunu düşünür ve onu küçümser. Apollon’un, Daphne isminde bir kıza aşık olduğunu öğrenen Eros, intikam için planını hazırlar. Eros, aşık eden oklardan birini Apollon’a gönderirken, tam aksine aşktan soğutan okunu da Daphne’ye yollar. Sanat tanrısı Apollon tüm çabalarına rağmen, Daphne’yi kendine aşık etmeyi başaramaz. Apollon’un bu baskılarından bunalan Daphne, kral olan babasına giderek kendini bir ağaca dönüştürmesini ister ve hayatının geri kalanını, ismi

Saf hız, Formula1 için yeterli midir? - Andrea de Cesaris

Resim
  Son zamanlarda, Formula1’i takip eden herkes Nico Hülkenberg’in ismini duymuştur. Hülkenberg F1’de 179 yarışta start alıp hiç podyuma çıkamaması ile, en uzun süre podyuma çıkamayan pilot olma unvanını geçtiğimiz sene ele geçirmişti. Tüm bunlara rağmen Nico kariyeri boyunca birçok farklı takımla istikrarlı sonuçlara imza atmış ve bir nevi rüştünü ispatlamıştı. Bundan 40 sene öncesine gittiğimiz zaman, Nico kadar istikrarlı bir pilota denk geliyoruz. Andrea de Cesaris 1980 yılında Alfa Romeo pilotu olarak son 2 yarışta F1 gridine girdiği zaman sadece 21 yaşındaydı. Ron Dennis tarafından desteklenen Project 4 takımı adına Formula 2’de bir önceki GP’de Misano’da ilk sırayı alan genç ve umut vaat eden bir pilottu. 1980 yılında katıldığı 2 yarış bizlere belki de kariyerinin bir özetini sunuyordu. Alfa ile Kanada’da çıktığı ilk yarışta motor arızası ile yarış dışı kalan de Cesaris, bir sonraki Grand Prix olan Amerika’da, 2 tur sonra Tyrell pilotu Derek Daly ile temas edince, o zamanlar F1’d

Modern Zamanın Gladyatörleri ve Kalkanı: Halo

Resim
Genel olarak F1′de 2020 sezonu geçen sezonlarla karşılaştırıldığı zaman daha hareketli geçiyor denebilir. Pazar günü yaşanan kaza, son 20 senedir gördüğümüz en korkutucu ve en ölümcül olabilecek kazalardan bir tanesiydi. Bu kaza, 90’ların F1 dünyasında yaşansaydı çok daha ciddi sonuçları olması kaçınılmazdı. Bu ciddi olaydan sonra Grosjean’ın alevler içinde kalan ve adeta bariyerin içinden geçen ‘yarım’ aracından çıkabilmesi herkesin yüreğine su serpti. 94′ Imola’da Ayrton Senna’nın yaşamını yitirdiği kazayı düşündüğümüzde, Grosjean’ın kazası günümüzde F1′de güvenliğin ne boyutlara ulaştığını bize net bir şekilde gösteriyor. Peki pilotların bu derece korunması nasıl sağlanıyor? Aslında güvenlik denilince işin içine çok çeşitli önlemler giriyor. Bunların başlıcaları: - Aracın tasarımı ve yapısı - Pilotların kullandığı malzemeler - Pistlerin yapısı Güvenliğin ilk ve en hayati maddesi araçların yapısı. Günümüzde Formula 1 araçları darbenin efektif bir şekilde emilebilmesi için tamamen kar

İstanbul Park, Asfalt, Lastikler ve Yağmur

Resim
Photo © İhsan Akçağlayan    İstanbul Park’ta 3.antrenman seansını tartışmalarla beraber geride bıraktık. Dün yol tutuş yakalamakta zorlanan pilotların, 2.antrenmanlarla beraber ritim tutturmaya başladığını görmüştük. Bu sabah onları yeni bir sürpriz bekliyordu, yağmur. Öncelikle belirtmek gerekir ki yağmur, biz seyirciler için F1’de ne kadar keyifli olsa da pilotlar için bilinmezlikleri arttırdığı için her zaman sorun yaratan bir öğedir. Bir de bu yağmur yeni dökülen temiz bir asfaltın üzerine yağınca, dünden kazanılan ve yol tutuşu arttıran pist üstü kirliliği de alıp götürmüş oldu. Asfaltı yenilenen her pistte bu sıkıntılar yaşanması gayet normaldir. Istanbul Park’ta en son asfalt 2010 yılında dökülmüş. Bu dökülen asfaltın üzerinden yaklaşık 9-10 seneden fazla süre geçmiş ve unutmayalım bu süre boyunca pist F1 yarışları düşünülerek kullanılmadı. Haliyle asfaltın kondisyonu, her ne kadar eski kaplama için duyduğum kadarı ile FIA tarafından idare eder dense de çok iyi durumda değildi v